Faik Sönmez markasının Kategori Direktörü Demet E. Ramazanoğulları ile bir Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Markanın kuruluş hikayesi, markanın çatısı altındaki ürün kategorilerini, moda sektörü açısından sürdürülebilirliği nasıl değerlendirdiklerini ve markanın yeni projeleri ve hedefleri gibi merak ettiğim soruları sordum.
AC: Faik Sönmez markasının kuruluş hikayesinden bahseder misiniz?
DER: Markamızın hikayesi bundan 70 yıl kadar önce başlıyor. 1950 li yıllarda kurucumuz Faik Bey sipariş üzerine dikim yapan dönemin en iyi terzilerinden ve özellikle o dönemde şık giyinmek isteyen İstanbul cemiyeti hanımlarının tercih ettiği öncelikli isim. Faik Bey’in model seçimleri; kalıp konusundaki ustalığı ve dikişteki titizliği bugünkü Faik Sönmez markasının kalite anlayışının temelleri. 1970’li yıllar özel dikim terzilikten hazır giyim üretimine geçiş dönemi ve bu dönemde de Faik Bey aynı titizlik anlayışını hiç değiştirmeden korumayı başarmış bir iş insanı. Ve hatta kendisine o dönemde ‘Milimci Faik’ lakabı da takıldığını biliyoruz; öyle ki bir ceketin omuza mükemmel oturması için dikişinin bir milimetre kaydırılması gerektiğini tespit edebilecek kadar özel bir göze sahip. Bununla birlikte o ceketi söktürecek ve düzelttirecek kadar da titizliğe. Bizler de bugün onun bu kalite mirasına sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz.

AC: Markanızın bünyesinde kaç çeşit ürün kategorisi yer alıyor? En çok hangi kategoride iddialısınız?
DER: Markamız bünyesinde bir kadının özel günlerinde ve ayrıca günlük kullanımında ihtiyaç duyabileceği temel giyim kategorilerinin hepsine yer vermiş durumdayız. Dış giyim ürünlerinden başlayarak tüm alt giyim ve üst giyim kategorileri koleksiyonlarımızda mutlaka yerini alıyor. Buna ilaveten daha özel günlerde tercih edilecek kokteyl ve abiye koleksiyonumuz da mevcut. Asıl hedefimiz Türk kadınını iyi tanıyan bir marka olarak onun tüm istek ve ihtiyaçlarında hep yanında olabilmek. Bunu yaparken kumaş seçiminden, kalıp mükemmelliğine, koleksiyonun her aşamasında gösterdiğimiz özen bizi tüm kategorilerde iddialı yapıyor diye düşünüyoruz. Ama bir veya iki kategori belirtmemi isterseniz asıl markanın en temel başlangıcı olan ceket, kaban, elbise ve pantolon kategorileri tartışılmaz şekilde markamızın en iddialı olduğu alanlar.
AC: Sürdürülebilirlik moda sektörünün trendlerinden. Moda sektörü açısından sürdürülebilirliği nasıl değerlendiriyorsunuz?
DER: Sürdürülebilirlik diğer tüm sektörlerde olduğu gibi moda sektörünün de önceliği olmuş bir kavram. Çevre dostu üretim ve uygulamalar, geri dönüşüme dayalı malzeme kullanımı ve üretim moda markaları için hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda önde gelen değerler olma yolunda ilerliyor. Bizler de bu alanlarda proje ve çalışmalarımızı yönlendiriyoruz. Koleksiyonlarımızda ağırlıklı olarak geri dönüşüme uygun doğal elyaflar kullanmaya gayret gösteriyoruz. Bu alanda hem çalışanlarımızda hem de müşterilerimizde farkındalığı arttıracak bilgilendirmeleri yapmaya çalışıyoruz. Bu ve buna benzer alandaki çalışmalarımızı arttırmak gelecek hedeflerimiz arasında.

AC: Markanızın hedef kitlesinden söz eder misiniz? Farklı hedef kitlelere ulaşmak gibi bir projeniz var mı?
DER: Markamızın hedef kitlesi şehirli, moda ve kalite anlayışı yüksek kadınlarımız. Bunun yanı sıra hazırladığımız koleksiyonların 38 bedenden 56 bedene kadar bir aralıkta sunuluyor olması da özellikle büyük beden modasında bizi ilk akla getiren nokta oluyor.
Bugünün Faik Sönmez’ini değerlendirdiğimizde; markamız özellikle Türk kadın giyim markaları arasında eskiye göre çok daha geniş hedef kitlelere ulaşabilmiş bir moda markası konumunda. Bu gelişimi yaptığımız ve planladığımız yeni çalışmalar ile pekiştirmeyi hedefliyoruz.
AC: Faik Sönmez büyük beden kadın giyim olarak anılıyor. Büyük beden ürünler üretmeyi tercih etmenizdeki neden neydi?
DER: Faik Sönmez baştan beri samimi ve gerçek duruşunu bu noktada da hayata geçirmiş. Kadınlarımız tek tip bir bedene sahip olmak durumunda değil. Büyük beden olmak modayı takip etmeye engel oluşturmamalı düşüncesiyle koleksiyonlarımızı oluşturuyoruz. Koleksiyonlarımızı 38 bedenden 56 bedene kadar geniş bir aralıkta üretiyoruz. Bu durum markamızı diğer perakende oyuncularının bir çoğundan ayıran önemli bir özellik. Sonuçta bizler modayı her beden için düşünüyoruz ve kadınlarımızın sahip olduğu vücut özelliklerini iyi bilen bir marka olarak da gerekli kalıp çalışmaları ile müşteri memnuniyetini sağlamaya özen gösteriyoruz.
AC: Faik Sönmez markası olarak yeni hedefleriniz ve projeleriniz var mı?
DER:Yeni projeler ve gelişim alanları bizim her daim gündemde tuttuğumuz konular. Müşteri memnuniyetini maksimum seviyede tutmak için koleksiyondan, satış ve servise hemen hemen her alanda güncel çalışmalarımız devam ediyor. Tüm hazır giyim sektöründe özellikle pandemi dönemi ile daha da önemli bir noktaya gelen dijitalleşme ve canlı destek ve stil danışmanlığı ile internet satışı konusu hayata geçirdiğimiz en son ve en öncelikli projelerimiz arasında. Bunun yanı sıra Covid-19 ile değişen dünyamızın yeni ihtiyaçlarını da tespit ederek koleksiyonlarımızı bu yönde geliştiriyoruz.
AC: Koleksiyonlarınızı oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?
DER: Bizim başlangıç noktamız her zaman müşterimiz ve onun ihtiyaçları. Bunu yaparken onlara kendilerini güzel ve iyi hissettirmek ise en temel amacımız. Koleksiyonlarımızı oluştururken güncel moda trendlerinden yola çıkıyoruz. Bu trendleri müşterilerimizin ihtiyaçları ve yorumları doğrultusunda tasarım ekibimiz hayata geçiriyor.
Koleksiyondaki her bir ürünümüzün ‘güncel, şık ama aynı zamanda fonksiyonel ve rahat’ olmasına dikkat ediyoruz.

AC: Türk kadını kıyafet alırken nelere dikkat ediyor?
DER: Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemiz kadını da seçimlerinde öncelikli olarak günümüz modası form ve renklerini arıyor. Ama beraberinde kendi vücut yapısına uygunluğu, ürünün kalitesi, markanın güvenilirliği ve aldığı hizmet de alışveriş kararında belirleyici rol oynuyor.
AC: Covid-19’la birlikte tüketici online alışverişe kaydı. Bu dönemde en çok hangi ürünler tercih edildi? Tüketicinin satın alma alışkanlığında gözlemlediğiniz değişiklikler neler oldu?
DER: Pandemi süreci hepimizin yaşamında belirgin değişiklikler oluşturdu; bu durum da tüketim önceliklerimizi ve ihtiyaç sıralamamızı değiştirmiş oldu. Alışveriş alışkanlıklarımız da buna bağlı olarak değişti. Örneğin eskiden daha çok nişan ve düğün yaşanan yaz döneminde kısıtlamalar sebebi ile törenler yapılamayınca müşterimizin abiye ihtiyacı azaldı. Bununla beraber daha çok evde kalan kadınımız şık ama rahat ev kıyafetlerine ve basic ürünlere yöneldi.
AC: Yeni normalleşme ile ilgili olarak sektörde ve tüketici alışkanlıklarında ki öngörüleriniz nelerdir? Mağazalar açılmaya başladı ancak yine online alışveriş daha tercih edilir mi olacak?
DER: ‘Yeni normal’ hepimizin önümüzdeki günlerde yaşadıkça daha da iyi tanıyacağı bir kavram. Ama kesin olarak bilinen şu ki; bu yeni durum hayatımızdaki pek çok alışkanlığımızı belirgin şekilde değiştirecek. Çok sosyal ve yakın ilişkileri olan biz Türk toplumu mecburen ‘mesafeli sosyalleşme’ yi öğrenmek durumunda olacağız. Bunun bizim işimizdeki en net karşılığı online satışın eskiye göre çok daha hızlı biçimde büyüyeceği gerçeği. Alışveriş mecramızla beraber almak isteyeceğimiz ürünlerde doğal olarak değişiklik gösterecek; biz bu durumu geçtiğimiz 3 aylık dönemde de görmeye başladık bile. Bundan sonra sıralamada daha çok fonksiyonel ve rahat ama aynı zamanda şık ev giyimleri payını büyütecek.
AC: Bir marka yaratıp onu büyütmek isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
DER: Öncelikle kendilerini uzun bir yolculuğa hazırlamalılar. Marka da canlı bir organizma gibidir. Sürekli beslenmesi, güncellenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Bu da çok çalışmayı ama aynı zamanda akıllı çalışmayı gerekli kılıyor.
Diğer yandan başarılı olmak isteyen her markanın samimi ve dürüst olması gerektiğine inanıyorum. Yaşadığımız iletişim ve bilgi çağında gerçek ve samimi olmayan hemen her şey çok çabuk deşifre ediliyor. Bu da o markayı müşterisinden algı olarak kolayca uzaklaştırabiliyor.
AC: Bir mesajınız var mı?
DER: Yaşadığımız bu zorlu değişim sürecinde tüm sektörümüze ve çalışanlarımıza sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyorum.
