Mini Muse Kids markasının kurucusu Merve Olgun bugün blogumun konuğu. Markasının kuruluş hikayesi ve ürünleri hakkında merak ettiğim sorularımı sordum.
AC: Sizi tanıyabilir miyiz?
MO: İstanbul’da eşim, kızım ve kedimiz ile yaşıyorum. Endüstri mühendisiyim. Kurumsal hayatta bilgi teknolojileri alanında yaklaşık 10 yıl iş analizi, ürün yönetimi konuları altında çalıştım. Ama, aklım hep ‘başka bir şey’ yapmaktaydı. Birkaç kez deneyip yarı yollardan geri döndükten sonra geçen yıl nihayet Mini Muse Kids’i kurdum.

AC: Mini Muse Kids markanızı kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?
MO: Yanlışlıkla üst soruda girişini yapmışım. Hikayenin daha da başına gidersek, çocukluğumdan beri hep kendi işini yapma fikri ile büyüdüm. Ailemde doğru bilinen, iyi bilinen de biraz buydu. Kurumsal hayatta çalışırken aklım aslında hep buralardaydı. Uzun yıllardır çizim yapıyorum. Pandemi de ise dijital çizime başlamamla kendi markamı kurma hayalim başladı. O sıralarda 3 yaşında olan kızımın dünyası, hayal gücü, renkleri, nesneleri tasasızca bir araya getirme yolu beni etkiledi. Markanın adını da peşinden gitmeye çalıştığım bu küçük ilhamlardan yola çıkarak Mini Muse koydum. Geçen yıl işimden istifa ederek ilk somut adımları atabildim ve yaz sonunda ilk koleksiyonumuz çıktı.

AC: Markanızı çatısı altında ne çeşit ürünleri tüketiciler ile buluşturuyorsunuz?
MO: 3-8 yaş aralığındaki çocuklar için giyim ürünleri ve aksesuarlar üretiyoruz. Bebek grubu için müslin panço ve şapkalar sunuyoruz. Bunun yanında bir de bebek ve çocuk ev tekstili ürünleri için bir koleksiyonumuz var. Bu ikinci gruba çarşaf ve nevresim setleri giriyor.

AC: Ürünlerinizi üretirken ne tarz kumaşları tercih ediyorsunuz?
MO: Seçtiğimiz tüm kumaşlar yüzde 100 pamuktan üretiliyor. Tasarladığımız desenlerimizin de su bazlı boyalar ile bu kumaşlara baskılarını yapıyoruz.
AC: Ürünleriniz kaç yaş grubuna hitap ediyor?
MO: Markamızın çatısı altında 0-8 yaş arası çocuklara hitap ediyoruz.

AC: Sizin ürünlerinizi nerelerden temin edebilirler?
MO: Ürünlerimiz web sitemizden (minimusekids.com), online pazar yeri uygulamalarından ve Akmerkez Le Petit 100 mağazasından temin edilebiliyor.
AC: Ebeveynler çocukları için ne tarz ürünleri tercih ediyor?
MO: Bebeklik döneminden sonra çocuğun beğeneceği türden ürünleri almak önemli oluyor. Diğer türlü o kıyafet küçük gelene kadar dolapta kaderine terk edilebiliyor. Kendi kızımdan biliyorum 🙂 Ebeveynler de kendi çocuklarının beğeneceğini düşündükleri ve kumaşı-kalitesi güven veren ürünleri tercih ediyorlar.

AC: Ürün gamınıza yeni ürünler eklemeyi düşünüyor musunuz?
MO: Çok yeni kurulmuş bir markayız. Ürün çeşitliliğimiz her yeni koleksiyon ile artıyor. Yaz sezonu ile pijama takımları eklendi koleksiyonumuza. Önümüzdeki günlerde satışta olacaklar. Kış için ise sürpriz farklı bir ürün grubu ekleme planımız var.
AC: Ürünlerinizi çocukları için alan ebeveynler nelere dikkat ediyorlar?
MO: Müşterilerimizden aldığımız geri dönüşlere göre iyi bir kumaştan üretilmiş olmasına, tasarımına, rahatlığına özen gösteriyorlar. Lokal markaların artmasıyla ebeveynlerin de daha bilinçli alışveriş yaptıklarını düşünüyorum.

AC: Ürünlerinizi hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?
MO: Tasarıma çok kıymet ve emek veriyorum. Ürünlerin tasarımda, renklerde dikkat çekici ve göze hitap eder olması kadar; giyerken rahat olması, rahatça koşmaya-zıplamaya, oyuna izin vermesi ve uzun zamanlar kullanılabilir olması da özen gösterdiğimiz diğer önemli konulardan. İlk adımdaki desen çizimlerinden ürünün paketlenerek kargoya verilmesine kadar çok fazla aşama ve detay var. Ben de epey detaycı biri olarak bunların her biri ile ayrı ayrı ilgileniyorum. Tabii ki, her şey mükemmel gitmiyor. Beklenmeyen hatalar ve sorunlar oluyor. Ama mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyoruz bu oranı. Müşterimizin ürün paketini açtığı andaki düşüncesi çok kıymetli benim için. Bunu hayal ederek paketlediğim çok oluyor 🙂

AC: Markanız için hedefleriniz ve projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
MO: Daha fazla ebeveyne ve çocuğa ulaşabilmek, aldığımız geri dönüşler ile markamızı ve ürünlerimizi her geçen gün daha iyiye taşımak, ilk hedeflerimiz. Bir çocuğun tasarladığımız her ürünü severek giyiyor olması, üstünden çıkarmak istememesi de diyebiliriz bu hedefe 🙂

