Bürûz’da Ürettiğimiz Dokumalarımız Bu Kültürün Bir Güzellemesidir…
Bürûz Design markasının kurucusu ve İç Mimar Begüm Karadağ ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Begüm Hanım markasının hikayesini blogum için anlattı… AC: Sizi tanıyabilir miyiz? BK: Lisansımı iç...
Ayben Cumalı

Bürûz Design markasının kurucusu ve İç Mimar Begüm Karadağ ile Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. Begüm Hanım markasının hikayesini blogum için anlattı…
AC: Sizi tanıyabilir miyiz?
BK: Lisansımı iç mimarlık üzerine yaptıktan sonra şantiye deneyimim oldu. Ardından, uzun yıllar Hamm Design’ da çalıştım. Pazarlama iletişimi yüksek lisansına başlayarak da birbirini farklı açılardan besleyen iki bölümü birleştirdim.
Ben İstanbul doğumluyum ama babamın büyümüş olduğu Tekirdağ’da, Dünya da yalnızca Tekirdağ – Karacakılavuz’a mâl edilmiş bir dokuma tekniği var. Coğrafi işaret tesciline sahip bu teknik ve motiflerin uygulandığı dokumalar, zamanında günlük yaşamda bir ihtiyaç olarak kullnılırken, hızlı tüketim ürünlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte sandıkların diplerinde unutulmaya yüz tutmuş.
Benim Büruz yolculuğum; bir gün Karacakılavuz ziyaretine gittiğimde, dedemin annesinin kullanmış olduğu dokumayı bana verdiklerinde başladı. Bahsetmiş olduğum tekniğin bir eşine daha rastlanmamış, coğrafi işaret alınarak koruma altına alınmış, bizim topraklarımıza ait ama hiç kimsenin haberi yok. Böyle giderse de sandıkların dibinde unutulmaya devam edecek, Karacakılavuz’un dışına çıkamayacaktı. Birinin gelip dokumaya sahip çıkmasını beklemek yerine 2020 Ağustos ayında köklerimin bulunduğu Karacakılavuz’a ait bu sanat için ilk adımlarımı attım.
Bürûz’un tüm yapısı yaklaşık 2 yılda kuruldu. Kullandığımız ipliklerin en kaliteli ve etik bir şekilde üretilenini bulmak, en doğru kök boyayı yapanı, en doğru paketlemeyi, en doğru etiketi, en doğru asma aparatını bulmak için aylarca uğraştım. Türkiye’de bu konuda çalışan bir çok atölyeye gittim. Fikrimizi yapacaklarımızı ve neye ihtiyacımız olduğunu anlattım. Erkeklerin egemen olduğu bu atölyelere, İstanbul’ dan gelen genç bir kadın olarak gitme deneyimini yaşadım. Tüm bu yolculuklar, kapanan kapılar, beni esas ustalara ulaştırdı. Her biri işinin ehli zanaatkarlara. İşin büyüklüğünü ölçmeden kapılarını açan, şeffaflıkla nasıl “yapılacağını ve yapıldığını” konuşabildiğin kişilere.
Kültüre ve zanaate değer vererek onu unutulduğu yerden çıkartmayı hedeflediğimiz için markaya; anlamı, ‘’ortaya çıkartmak’’ olan Bürûz ismini verdim.

AC: Markanızın çatısı altında hangi ürünleri tüketici ile buluşturuyorsunuz?
BK: Markamızın ilk ürünleri; kilim, duvar kilimleri, bardak altlıkları oldu. Mart ayında yeni koleksiyonumuzu Kırlent ürünlerini tanıtmış olduk. Şuan tüm bu ürünlere ek olarak farklı bir ürün gamı geliştirmek için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Çok uzun sürmeden ar-ge aşamasını tamamladıktan sonra tüketiciyle buluşturmayı hedefliyoruz.

AC: Ürünleriniz yeni ürünler eklemeyi düşünüyor musunuz?
BK: Tasarlayıp üretmiş olduğumuz tüm ürünleri belirli zaman aralıklarında çıkarttık. Markanın yapısını her zaman bu dinamizim de tutmayı hedefliyoruz. Belirli aralıklarla yeni ürünler veya yeni ürün grupları çıkartmış olacağız.
AC: Ürünleriniz farklılaşması için nelere dikkat ediyorsunuz?
BK: İç mimar olarak çalıştığım yıllar boyunca, oldukça fazla ev tasarım projelerimiz oldu. Belki yüzlerce müşterinin sevmiş olduğu renkleri defalarca yanyana getirdik, fikir alışverişinde bulunup, evi nasıl kullandıklarını, hangi renkleri neden sevdiklerini konuştuk. Onların zevklerini ön planda tutarak, doğru yönlendirmeyle, işlevsel evler tasarladık ve tasarlamaya devam ediyorum. Tüm bu müşteri deneyimleri, tasarımlarımın yön belirleyici unsuru oluyor.
Tamamen elde üretilen kilimlerimizin her biri, en az 3 zanaatkar kadın elinde hayat buluyor. İki duvar kilimi modelimizin yapılmasında ise 4 kişi çalışıyor. Yapımı büyük bir ustalık gerektiren kilimlerimizi sınırlı sayıda üretiyoruz. Hızlı tüketim markası değiliz, her ürün birbiri arasında minik detay farklılıklarına sahip, her biri türünün tek örneği.
Dokumalarımızın tasarımında, renkleri önce doğa seçiyor. Kullanmış olduğumuz yün iplikler; çeşitli bitkilerle, cehri, gülhatmi, ceviz kabuğu vb. doğal boyarmaddeler değerlendirilerek, renklendirilir. Pembe renk düşünürsünüz ama o gülhatminin size verdiği pembedir. Yünlerimiz bu teknikle, Türkiye’de konusunda uzmanlaşmış kişiler tarafından renklendirilmektedir. Atölyemizdeki zanaatkar kadınlar, dokumaların içinde büyümüş olan uzun yıllar deneyime sahip kişiler. Ürünlerimizde, zanaatkarlarımızın yıllardır biriktirdiği deneyimleri ve kendi tasarım deneyimlerimi birleştirerek üretiyoruz. Attığımız her adımın içerisinde büyük bilgi birikimleri, özen ve emek var.

AC: Ürünlerinizi nelerden alabilirler?
BK: Beymen, Hamm Design, Hip icon, Sk Consept, Leleg Living Bodrum, Lab Design Store

AC: Yastıklarınızı alırken nelere dikkat ettiklerinizi gözlemliyorsunuz?
BK: Ben iç mimari projelerime bir yandan devam ediyorum ve ürünlerimizi almak isteyen kişilere de en çok orada temas etmiş, fikirlerini öğrenmiş oluyorum. Seçimleri ilk etkileyen nokta ürünlerin tasarımı oluyor. Dokuma tekniğinin özelliği ve sınırlı sayıda üretilmesinin de büyük bir etkisi oluyor.
Biz kadın zanaatkarlara, kadınların iş gücüne katılımına destek veren bir markayız. Önemli ve aynı zamanda desteklenmesi gereken bir konuya değindiğimiz için de bizi çok tercih eden duyarlı kişiler olduğunu söyleyebilirim.

AC: Fiyat aralıklarından bahsedebilir misiniz?
BK: Bardak altlıklarımız 230 TL’den başlıyor. Kırlentlerimiz 630-860 TL Kilimlerimiz 5.540 – 17.000 TL arası değişiyor.
AC: Markanızın farklılaşması için nelere dikkat ediyorsunuz?
BK: Kilimlerde kullanmış olduğumuz teknik ve motifler Dünya da sadece Karacakılavuz’a mâl edilmiştir. Karacakılavuz’un hikayesi Anadolu’dan, Bulgaristan’a oradan Tekirdağ gibi çeşitli toprakların kültürünü taşıyarak oluşmuştur. Tavuskuşu, koç vb. motiflerin isimleri aynıdır ama desenler çok farklıdır. Bürûz’da ürettiğimiz dokumalarımız bu kültürün bir güzellemesidir. Şimdiye kadar hiç bu şekilde ortaya çıkarılmamıştır. Geçmişle günümüzün bir harmanıdır, zamansız çizgiler taşımaktadır.

AC: Önümüzdeki dönemde markanız ile planlarınız neler bilgi verebilir misiniz?
BK: Son zamanlarda kullanmış olduğumuz teknik ile yepyeni bir ürün geliştiriyoruz. Atölyemizde sürekli bir çalışma içerisindeyiz, en büyük hedefimiz; atölyemizin kapısını dünyaya açarak, yapımızı büyütmek ve bu şekilde çok daha fazla zanaatkar kadına ulaşmak. Biz aynı zamanda sadece kendi atölyemizdeki zanaatkarlarımızla değil, ipliklerin yapım aşamasından, kilimlerin asıldığı masif ahşaplara kadar her detayında Türkiye’deki başka zanaatkarlarla da çalışıyoruz. Hep birlikte bir değer yaratıyoruz.
kurucu
Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.
Profili Gör

