Kuzenlerin Taş Dünyası
Blogumda girişimci markaların işlerine yer vermeye çok önem veriyorum. Kuzenlerin Taş Dünyası markasının kurucusu Sebahet Bal ile ürünleri hakkında Cumartesi röportajı gerçekleştirdim. AC: Sizi...
Ayben Cumalı

Blogumda girişimci markaların işlerine yer vermeye çok önem veriyorum. Kuzenlerin Taş Dünyası markasının kurucusu Sebahet Bal ile ürünleri hakkında Cumartesi röportajı gerçekleştirdim.
AC: Sizi tanıyabilir miyiz?
SB: Evli ve bir çocuk annesiyim. Kırklareli Üniversitesi Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdim ve İstanbul Üniversitesi’nden Formasyon Eğitimi aldım. Mesleğimi yapmak istedim ancak oğlum dünyaya geldiği için yapamadım. Kreş yaşına geldiğinde de bu dönemde atanmak zor malum. Ücretli öğretmenlik de yapmak istedim ancak olmadı. Şu an çok sevdiğim bir iş yapıyorum. El emeği ürünler hazırlayıp sosyal medya hesabından satıyorum.

AC: Markanızın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?
SB: Bu aralar e-ticaret, sosyal medya üzerinden satışlar çok revaçta. Bu alanda bir şeyler yapma düşüncesi hep aklımdaydı. Kendi paramı kazanmak istiyordum. Çevremdeki insanlar el becerimin çok iyi olduğunu söylerdi hep. Zaten pandemi dönemindeydik ve herkes gibi o süreci biz de evde geçirdik. Neler yapabilirim diye internetten araştırıyordum. Bir gün karşıma taş tozundan ve polimerkil hamurdan yapılan ev aksesuarları ve eşyaları hazırlayan farklı sayfalar çıktı. Ürünler çok hoşuma gitti. Ben de bu alanda kendimi denemek istedim. Konuyu daha sonra kuzenime açtım. Sonra birlikte bir yola çıktık. Markamızın ismi Kuzenlerin Taş Dünyası da oradan geliyor. Önce bu alanda neler yapılıyor, hangi malzemeler kullanılıyor, ürünlerin ortaya çıkış süreci gibi detaylı bir hazırlık süreci geçirdik. Sonuçta insanlara bir hizmet sunacaktım ve bunu en iyi şekilde yapmalıydım. Müşterilerime farklı ne sunabilirim? düşüncesi benim her zaman ana hedefim oldu. Bu yüzden de taş tozu ile polimerkili buluşturan tasarımlar yapmaya başladım. Daha sonra kuzenim iş yoğunluğu sebebi ile bana destek veremeyince ben 2019 yılında başladığımız bu işi şu an da tek başıma sürdürüyorum.

AC: Markanızın çatısı altında hangi ürünleri tüketici ile buluşturuyorsunuz?
SB: Bu işe ilk başladığımızda taş tozu ağırlıklı ürünler hazırlıyorduk. Kabak baharatlık, kaktüs baharatlık, sukulent saksı çeşitleri, mumluklar, magnet ürünleri, kahve fincanı sunumlukları, duvar panoları gibi… Hazırladığımız mumlukların da mum dökümünü de biz yapıyorduk. Birkaç tane de polimerkil hamurundan desenlerle hazırladığımı kahve fincanı modelimiz ile tatlı kaşığı ürünlerimiz vardı. Bir ara hazır ahşap ürünler alıp peçetelik, kuş evleri gibi ürün boyamaları da yaptık. Zaman içerisinde müşteriden gelen talepler doğrultusunda kahve fincanı, alt sunum tabakları ve lokumluk modellerine daha fazla yöneldik ve bu alanda farklı ürünler hazırlamaya başladık. İş kahve fincanlarına doğru kayınca ürünlerimiz arasında makrome suplalar ekledik.

AC: Ürünlerin hazırlık sürecinden bahseder misiniz?
SB: Ürünlerin hazırlık süreci epey meşakkatli. Taş tozu ile hazırlanan ürünlerde kıvamı tutturmak en önemli nokta. Bunların hazır kalıbı var. Daha sonra kalıptan çıkan ürünleri zımparalayıp boyama aşamasına geçiyorsun. 3 kat boya daha sonra da ürünlerin boyası daha dayanaklı olsun diye 3 katta vernik atıyorsun. Boyama yaparken kendi yorumumuzu katıyoruz. Ürünler arasında bir kompozisyon oluşturmaya çalışıyorum. Tabii boya seçimi ve fırça tercihleri de önemli. Ürünler üzerinde fırça darbelerinin gözükmese hoş olmuyor. Kahve fincanı ve kupalar üzerindeki modelleri ise polimerkil hamurundan yapıyorum. Fincan ve kupalar hazır porselen ürünler. Bu modelleri ise kalıp kullanmadan elimle şekil veriyorum. Bu biraz zahmetli bir süreç oluyor elbette. Kalıp kullanmadığım için insanlara sunduğum modelin aynısını elde etmek zor açıkçası. Bir tane kahve fincanı, alt sunum tabağı ve lokumluğunu hazırlamak sekiz gün sürüyor.

AC: Önümüzdeki dönemde ürünlerinize yenilerini eklemeyi düşünüyor musunuz?
SB: Her gün yeni modeller araştırıyorum. Hem fincan hem de alt sunum tabakları ile ilgili. İnsanların bize sunduğu fikirleri de değerlendirip yeni model ve kupalar hazırlamaya başladık. Yılbaşı, sevgililer günü gibi özel günler içinde ayrıca koleksiyonlar hazırlıyoruz. Dünyadaki gelişmeleri de takip ediyoruz. Bunlarda tasarımlarımızı etkiliyor. Mesela Koala fincanımız böyle ortaya çıktı.

AC: Daha çok ne tarz ürünler tercih ediliyor?
SB: Yukarıda da bahsettiğim gibi kahve takımları daha çok tercih ediliyor. Yılbaşı dönemi yeni geçtiği için son iki aydır yılbaşı koleksiyonundaki geyikli, kokina çiçekli, çam ağaçlı, penguenli kahve fincanı ve alt sunum tabaklarına ilgi vardı. Makaron takımımız da çok seviliyor. Kabak ve kaktüs bölümünde birçok farklı model var. İnsanlar tercihlerine göre siparişler veriyor. Bu arada kabak baharatlık takımımız da bu işe ilk başladığımızdan beri ilgi gören ürünlerimizden.

AC: Sizin ürünlerinizi nerelerden alabilirler?
SB: @Kuzenlerıntasdunyası Instagram sayfamız üzerinden satışlar yapıyoruz. Shopier sanal dükkan kullanıyoruz.
AC: Workshoplar düzenlemeyi düşünüyor musunuz?
SB: Şu an için öyle bir düşüncemiz yok. Ben bu ürünleri evimde hazırlıyorum. İleri de bir atölye, dükkan açma düşüncem var. Belki o zaman workshoplar düzenleyebilirim. Çünkü bu sadece bir iş değil benim için. Yani amaç sadece para kazanmak değil burada. Ortaya çıkan ürünler benim fikrimin, emeğimin bir göstergesi. Hem ben çok keyif alıyorum bu ürünleri tasarlarken. Kafam dağılıyor, deşarj oluyorum. Ve benim yaptığım ürünlerin başkasını mutlu edecek olması da bu işin en keyifli taraflarından.

AC: Kadınlar ürünlerinizi alırken nelere dikkat ettiğini gözlemliyorsunuz?
SB: En çok kalitesi ve maliyetine bakıyorlar aslında. Bir de sosyal medya ortamından alışveriş yapmaktan hala korkanlar var. Nasıl bir ürün gelecek? Sağlam gelecek mi? gibi endişeler oluyor. Burada karşılıklı güven önemli. İnsanlar fotoğrafına bakıp, parasını ödediği ürünün aynı şekilde eline ulaşmasını istiyor. Ben alışveriş sürecinden ürünü müşteriye ulaştıran kadar hem onlarla iletişim halindeyim ve çeşitli bilgilendirmeler yapıyorum. Hazırlık aşamasından haberdar ediyorum. Bu güveni sağladığımı düşünüyorum. Ürünleri çok özenle paketliyorum. Sonuçta bu ürünler kırılacak eşyalar. Bu anlamda müşterilerimi mağdur etmemek adına özen gösteriyorum. Maliyet konusuna da gelince el emeği hazırlayan hiçbir ürüne fiyat biçmek zor aslında. Bu anlamda bazen insanlara pahalı gelebiliyor. Ancak bu işin arkasındaki emeği bilenler bu konuda çok daha anlayışlı.
kurucu
Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.
Profili Gör

