İçeriğe geç

Doğan Sessiz Çiçekler, Güçlü Hikâyeler

A

Ayben Cumalı

5 dk okuma
Doğan Sessiz Çiçekler, Güçlü Hikâyeler

Doğan Sessiz Çiçekler, Güçlü Hikâyeler

Bazı tasarımlar yalnızca güzel görünür.
Bazıları ise bir duygu taşır, bir hafıza bırakır.

Aslı Togay için çiçek tam da böyle bir anlatım biçimi. Yıllardır couture dünyasıyla iç içe çalışan, ince el işçiliğini ve malzemenin hafızasını merkeze alan Togay; çiçeği yalnızca estetik bir obje olarak değil, duygunun form bulmuş hâli olarak görüyor.

Bugüne kadar Dilek Hanif, Özgür Masur, Nihan Peker, Elif Cığızoğlu, Tanju Babacan, Murat Aytulum, Ayşe Deniz Yeğin, Siren Ertan, Dice Kayek, Gül Hürgel, Zeynep Serdengeçti, Nedret Taciroğlu, Serli Keçoğlu ve Zeynep Kartal gibi moda dünyasının güçlü isimleriyle çalışan Togay; çiçekleriyle yalnızca koleksiyonlara değil, aynı zamanda güçlü anlatılara da dokunuyor.

Onun dünyasında her renk bir his, her form bir karakter, her detay görünmeyen bir emeğin parçası. Zanaatı tasarıma dönüştüren üretim dilini, atmosfer yaratma biçimini ve çiçeklerle kurduğu sessiz hikâye anlatıcılığını konuştum.

 

AC: Bugünkü üretim dünyanızı şekillendiren Aslı Togay’dan biraz bahsedebilir misiniz?

AT: “Benim üretim dünyam otantik eski usul çiçek yapım tekniklerinden couture atölye disiplini ile şekillenip evrildi. Meslekte otuz beş yıl geride kalırken bir döneme ve atölyelerin evrimine tanıklık ettim, öykü anlatıcılığımda bir noktada işime dahil oldu. Zanaat olarak bilinen bir işi tasarıma çevirdiğim bir süreç yaşadım.

İnce el işçiliğine, malzemenin hafızasına ve niteliğine çok önem veriyorum. İşimi yaparken kendi kurduğum standartlarım var. Çiçeği sadece estetik bir obje olarak görmüyorum. Duyguyu ileten bir forma dönüştürmeye çalışıyorum. İşlerimi duyguların ve kimliklerin bir uzantısı olarak konumlandırıyorum.”

AC: Markanızın çıkış yolculuğu nasıl başladı?

AT: “İşimi doğru ve estetik şekilde yapmak için harcadığım çabadan, müşterilerime ve işime gösterdiğim saygıdan. Önceliğim işin hem doğru hem düzgün çıkması oldu. Daima önce fikir ürettim, etik ve estetikle fikri şekillendirdim çiçeğin biçimine yansıttım.

Kendimi ve işimi pazarlamak için pek bir çabam olmadı. Görünüyor iş ve insanlar bunu yıllar içinde takdir etti. ‘Bu iş Aslı Togay işçiliği’, ‘Onun tasarımı’ ya da ‘Bunu yapsa yapsa o yapar’ dediler. Yolculuk, işimin hakkını vermek için gösterdiğim çaba ile başladı.”


Aslı Togay-2


AC: Sizin çiçekleriniz yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir atmosfer taşıyor. Tasarım sürecinde hangi detaylara özellikle önem veriyorsunuz?

AT:“Her şey titreşir, bir enerji taşır. Önce anlamak gerekir. İş kimin içindir? Amacı nedir? Neyin parçası olacaktır, nereye konumlanacaktır, malzeme nedir? Uyumlu mudur, oranı boyutu doğru mudur? Süresi sayısı nedir, nasıl bir etki beklenir? Yapılabilir mi, yetişir mi? Yapılırsa iyi bir şey olacak mı?

Çok fazla detay sorarım, kurarım, hayal etmeye çalışırım, riskleri de hesaplarım sonra fazlalıkları elerim. Arka planda müthiş bir enerji harcarım fakat çok az şeyi dile getirebilirim; kimsenin anlamayacağı bir sürü teknik detay… Söze gelmeyecek bir yığın.

Seçimleri dikkatli yaptığınızda ve tüm bu bilgilerle hizaladığınızda o titreşimlerin bir armonisi kuruluveriyor. Sizin atmosfer dediğiniz şey oluşuyor.”

AC: Müşterileriniz sizden en çok nasıl çiçek tasarımları talep ediyor?

AT: “Benim imza çiçeklerim dışında genellikle kişisel hissi olan parçalar istiyorlar. Hazır bir formdan çok bir kıyafetin ya da kişinin ruhuna ait görünen tasarımlar talep ediliyor. Hikâyesi ve konsepti olan tasarımlara uyumlu parçalar istiyorlar.”


18d9d742-fe6b-460e-810a-e77dd7e15153


AC: Çiçek tasarımlarınızı en çok hangi alanlarda ve ürünlerde hayata geçiriyorsunuz?

AT: “Yıllarca couture atölyelerin üretimlerine katkı verdim. Türkiye’nin en tanınmış modacı ve tasarımcıları ile çalıştım. Pek çok defile için çiçek tasarladım. Özel müşteri işleri yaptım.

Koleksiyonlara ve markalara özel tasarımlar yaparak değer kattım. Bazen bir kıyafetin tamamlayıcısı değil doğrudan merkez noktası haline de geldiler. Gelinlik ve saç aksesuarı olarak çiçekler de tasarladım.”

AC: Bir çiçek tasarımının ortaya çıkış süreci sizde nasıl başlıyor?

AT: “Çok yoğun bir düşünme, bir fikri oturtma süreci oluyor. Benim bazı fikirlerim on yıl önce şekillenmiş olsa da onu çiçeğe çevirme yolunu bulamadığım için hâlâ bir yöntem sezmekle meşgul olduğum süreçleri içeriyor.

Çiçek çalışmanın kendine has zorlukları var. Malzemeyle deneme süreçleri çok sancılı olabiliyor.”


240acefb-4928-4a8c-8bc7-8d5915f5c6ef


AC: Tasarımlarınızı oluştururken sizi en çok yönlendiren şey ne oluyor?

AT: “Atmosfer. Bir parçanın güzel görünmesi bana yetmiyor; duygu uyandırması çok önemli. Bazen sessiz parçalar, bazen de konuşan formlar. Çiçeğin karakterini yorumlamak en sevdiğim kısım.”

AC: Hazırlık sürecinde en çok keyif aldığınız an hangisi?

AT: “Hazırlık süreçleri çok zor fakat hangi bütünün parçalarını hazırlamakta olduğumu da sonuca katkısını da iyi bildiğim için her anından keyif alıyorum. Eğer  bunun keyfini hissetmeden  bu işi  yapmaya uğraşıyorsa bir insan üzülürdüm doğrusu.😊


f2e5496e-c3c7-4974-8416-416b65cd9d15


 

AC: Ürünlerinizin satış noktaları hakkında bilgi alabilir miyiz?

AT: “Üretim ağırlıklı ve seçili bir sistemle çalışıyorum. Özel projeler ve talepler üzerinden ilerliyorum.”

AC: Öykü yazarlığınızın, çiçek tasarlama biçiminizi beslediğini düşünüyor musunuz? Kelimelerle kurduğunuz dünyayla çiçeklerle yarattığınız atmosfer arasında nasıl bir bağ var?

AT: “Kesinlikle doğrudan bağlantı var. Öykü yazdığım dönemde çiçek çalışmıyordum. Kendimi ifade etme biçimim yazmak olmayacaksa çiçek çalışmak, çiçek çalışamayacaksam yazmak olurdu.

Ben çiçek çalışmaktan daha büyük bir keyif alıyorum. Söylemek istediğim şey hüzünlü bile olsa yansıması mutluluk veriyor çünkü. Öykü ise tam tersi çalışıyor.”


1e138400-3f48-4a13-aba2-b3f33bcedada


AC: Sizce bir çiçek tasarımı da tıpkı bir öykü gibi anlatı kurabilir mi?

AT: “Tabii ki kurar ama biçim çok soyuttur, müzik gibidir bence. Ruha hitap eden örtük bir anlatım olur. Bazen çok kişiseldir, anlamı herkese açılmayabilir. Okuması bazı insanlar için zor olabilir ama kesinlikle kurulur.

Tasarım benim için sessiz bir hikâye anlatıcılığıdır.”

AC: Çiçek tasarımlarınızda renklerin çok güçlü bir anlatım dili var. Sizce renkler, çiçeklerin taşıdığı duyguyu ve hikâyeyi nasıl dönüştürüyor?

AT: “Ben duygumu ya da duyguları çalışmalarımda bir şekilde ilettiğimi düşünüyorum. Bende bir karşılığı var, izleyenlerde de psikolojik bir alan açtıklarını hissediyorum. Bir hayal kurdurduklarını da…”


388c0721-2f69-4b8c-9b79-8ef21e9e291b


AC: Önümüzdeki dönemdeki projelerinizden bahsedebilir misiniz?

AT: “Hikâyelerimi ve başka insanların hikâyeleri ile kesişecek şekilde kurup el işçiliğimi ve malzemeyi bir dil gibi kurgulayabildiğim bir alan açmaya çalışıyorum. Küçük bir koleksiyonla anlatmaya çalışacağım bir hazırlığım var.

Mutlaka kendi tekniklerimi ve kurduğum dili aktarabileceğim bir çiçek tasarım kitabı yazmak istiyorum. Bir sergi yapmayı da çok istiyorum.”

Paylaş
A
Ayben Cumalı

kurucu

Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.

Profili Gör

İlgili Yazılar