SANAT MERKEZİ EŞİM ENGİN İLE ORTAK HAYALİMİZDİ…
Beyza Şekerci blogumun Cumartesi konuğu. Kendisine hayatıyla ilgili merak ettiğim sorularımı sordum. AC: 1999’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvar ‘Bale Anasanat Dalı’nda...
Ayben Cumalı

Beyza Şekerci blogumun Cumartesi konuğu. Kendisine hayatıyla ilgili merak ettiğim sorularımı sordum.
AC: 1999’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvar ‘Bale Anasanat Dalı’nda Profesyonel bale hayatınız başladı. 2008’den beri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Ana Sanat Dalı’nda “öğretim görevlisi” olarak bale, repertuvar ve vücut kondisyon dersleri vermektesiniz. Bale ile hayatınız nasıl kesişti?
BŞ: Bale benim çocukluktan beri en büyük tutkumdu, hayallerimi oluşturan dünyam. Hep de öyle devam etti. Konservatuvar yıllarım beraberinde İstanbul Operasında dans ettiğim dönemler, her bir anı benim için hep çok değerli ve özeldi. Kocaman bir iyi ki 🙂
Annem ile babam anaokulunda sosyal aktivitelerde benim için koro ve satrancı seçmiş. Oysa ben kaçıp kaçıp bale eğitimi alanların dersine gidiyormuşum. En sonunda annemi okuldan aramışlar ve isterseniz Beyza’yı bale bölümüne geçirelim. Çünkü sürekli o derste diye 🙂
Annem de küçük yaşta yanlış bir bedensel eğitim olursa diye düşünerek bu teklife olumlu geri dönmemiş. Ama ben ne yapıp edip vazgeçmeyip ilkokula başlarken ısrarlarımla bu isteğimi kabul ettirmeyi başarmışım. Onun üzerine annem beni özel bir bale kursuna başlatmış. Ardından İstanbul Devlet Opera ve Balesi Çocuk Balesi’ni kazanmışım. Üzerine bir de konservatuvar. Değmeyin keyfime 🙂
AC: Bale eğitimi sizin hayatınıza neler kattı?
BŞ: İnsan yaşarken bile o derece fark edemeyebiliyor. Ama saymakla bitmez kattıkları. Müthiş bir düzen, disiplin ve mücadele gücü veriyor. En ufak bir zorlanmada yoldan çıkmayıp nasıl devam edebileceğini sana öğretiyor. O öyle bir yolculuk ki, yaparken birçok kez zorlanıp söylensen de asla pişman olmayacağın bir güç bırakır hayatına. İşte bu en sevdiğim tarafıdır.
AC: Bale eğitimi almak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
BŞ: Tavsiye değil belki ama naçizane söyleyebileceğim, sevilmeden asla yapılamayacak bir iş olduğu ve ne kadar istersen iste beden olarak yeterli kapasiteye sahip değilsen mucize yaratamayacağını bilerek yola çıkmak gerektiğidir. Ya da bir anne baba istiyor diye çocuğunun istemeyerek bale yapamayacağıdır. Bedene, genetiğe dışardan müdahale edilemez. Bale de mucize yoktur. Çok çalışmak, hep çalışmak vardır, hayatı adamak vardır.
AC: Orta – Lise ve Lisans eğitiminizi konservatuvarda tamamladınız. Yüksek lisans eğitiminizi de aynı okulun Tiyatro Bölümü’nde bitirdiniz? Bu sürece paralel olarak oyunculuk kariyerinize başladınız. ‘Beyaz Gelincik’, ‘Süper Babaanne’, ‘Es- Es’, ‘Bitmeyen Şarkı’, ‘Firar’, ‘İntikam’ ,’Hayat Ağacı’ dizilerinde, ‘Türkan’, ‘Gelmeyen Bahar’ , ‘Takım’ sinema filmlerinde ve ‘ Nazım Hikmet Yaşamak’ ve “En Kısa Gecenin Rüyası adlı tiyatro oyunlarında rol aldınız. Sinema mı, dizi mi, tiyatro mu? Neden?
BŞ: Hepsinin ayrı bir tadı var. Kıyaslamak haksızlık olur. Diziler daha tempolu, çalışma koşulları olarak da yoğun geçen programlara sahip. Bununla birlikte daha uzun dönemler çalıştığınız için bambaşka bir tecrübe oluyor sizin için. Sinema bir eser gibi. Hayatınızda hep listenizde var olan bir deneyim. Tiyatro da en büyük kalp çarpıntısı. Canlı canlı seni izleyen herkesle tek nefes olabilmek muazzam bir duygu.

AC: Sinema, dizi, tiyatro sizin oyunculuk yaşamanızı neler kattı?
BŞ: Şanslıydım, deneyimli ve işini büyük bir özveriyle yapan oyuncuların oluşturduğu ekiplere denk geldim. Hem öğrendim hem bu yolda her an büyüyerek yürüdüm. Harika dostluklar ve hayatıma vazgeçilmezim olan çok güzel insanlar bıraktı.
AC: Eşiniz Engin Hepileri ile birlikte ‘Studio In’ ismiyle sanat merkezi açtınız. Sanat merkezi açma fikri nasıl ortaya çıktı?
BŞ: Bizim aslında Engin’le çok uzun zamandan beri hayalini kurduğumuz, ancak doğru zamanı beklediğimiz bir yerdi bu. Çok amaçlı bir stüdyo. Pandemiden önce de hareketlenmiş ama pandeminin başlamasıyla durmuştuk. O son bekleyiş bize en doğru zamanda bu hayali gerçekleştirmek için bir zemin hazırladı. Ve karşımıza burayı çıkarttı. Biz de tüm önümüze çıkan bu fırsatları doğru ve işlevsel olarak hayata geçirebilmek için çok hassas bir çalışma süreci geçirdik. Tüm hazırlıklarımız buna göreydi. Ve şimdi hayatımızda.
AC: ‘Studio In’ sanat merkezinde sanatseverleri neler bekliyor?
BŞ: Kendini sanatın herhangi bir dalıyla buluşturmuş, ya da hayal edip henüz fırsat bulamamış, ya da hiç tanışmamış olan herkesin özgürce gelebileceği bir yer hayaliyle çıktık yola.
Alanında profesyonel isimlerle buluşabildiğiniz, bale, tiyatro, çağdaş dans, müzik, spor, dansın çeşitli alanları, dinleti, performans, konser gibi tüm etkinlik ve çalışmalara uygun çok amaçlı bir stüdyo Studio İN.

AC: Studio In’de bale eğitimleri vermeye başlıyorsunuz? Bale eğitimi almak isteyenler size nasıl ulaşabilir? Kaç yaş grubuna bale eğitimi veriyorsunuz?
BŞ: Ben konservatuvardan mezun olduğum yıldan bu yana sadece tek bir yerde o da mezun olduğum bölümde ders verdim. Onun dışında ne özel ders, ne başka okulda yada kursta ders vermedim. Şimdi burası kendi dünyam ve evim o nedenle burada küçük çocuklarla bale atölyeleri düzenliyorum. Yaş grupları değişik. Yetişkinler için de bale atölyelerimiz var, 4-6 ya da 7-10, 12-14 yaşa uygun da çalışma grupları var.
AC: Sanat yaşamında gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı? Nedir?
BŞ: Bizim meslekte hayal biterse her şey biter. O nedenle hayaller devam. Gerçekleştirebileceğimiz yeni hedeflere koşmaktan keyifli ne olabilir. 🙂
AC: Aileniz ile birlikte iken neler yaparak vakit geçirmeyi seviyorsunuz?
BŞ: Çalışmadığımız zamanlar hep Can’ın. Birlikte üçümüz hem şehir içinde harika günlük planlar yapıyoruz, yada varsa 2-3 gün boşluk hemen bunu kısa bir seyahat planı haline çeviriyoruz. Evde olmak istersek de birlikte mutfağa giriyoruz 🙂 tam bir terapi
AC: Önümüzdeki dönemde yapmayı planladığınız projelerinizden bahsedebilir misiniz?
BŞ: Şu an çekimlerine devam ettiğim önümüzdeki günlerde yayına girecek olan ‘Hayaller ve Hayatlar’ dizisi çekimlerim devam ediyor, heyecanlıyım. Bununla beraber FOX’daki ‘Kamera Arkası’ programım devam ediyor. Ve tabi stüdyonun harika planlamalarına devam. 🙂
kurucu
Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.
Profili Gör

