İçeriğe geç

“Seleni İstanbul, El İşçiliğini Zamansız Tasarımlarla Buluşturuyor”

A

Ayben Cumalı

6 dk okuma
“Seleni İstanbul, El İşçiliğini Zamansız  Tasarımlarla Buluşturuyor”

Üretme tutkusu, estetik bakış açısı ve el işçiliğini bir araya getirerek Seleni İstanbul’u hayata geçiren Selen Danacıoğlu, markasının hikâyesini ve tasarım anlayışını anlattı. Beykent Üniversitesi Yeni Medya (İngilizce) Bölümü mezunu olan Danacıoğlu, profesyonel yaşamını reklam sektöründe proje ve marka yöneticisi olarak sürdürürken, üretme arzusunu kendi markasına taşıdı. 2023 yılının sonlarında temelleri atılan Seleni İstanbul, kokulu mumlarla başlayan yolculuğunu bugün özgün mum aksesuarları ve el işçiliğiyle hazırlanan metal mumluklarla sürdürüyor. Markanın kuruluş hikâyesinden tasarım yaklaşımına, değişen tüketici beklentilerinden globalleşme hedeflerine uzanan yolculuğu Selen Danacıoğlu’ndan dinledik.


IMG_4116.JPG (2)


AC: Öncelikle sizi ve girişimcilik yolculuğunuzu tanıyabilir miyiz? Seleni İstanbul’u kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

SD: Beykent Üniversitesi Yeni Medya (İngilizce) Bölümü mezunuyum. Profesyonel hayatımda bir reklam ajansında proje ve marka yöneticisi olarak çalışıyorum. Bunun yanı sıra kendi markamla ve müzikle ilgileniyorum. Keşfetmekten, üretmekten ve yeni şeyler öğrenmekten beslenen biriyim. Girişimcilik ise uzun yıllardır hayatımda olmasını istediğim bir yoldu.

Seleni İstanbul’un ilk temelleri 2023 yılının sonlarına doğru atıldı. Benim için asıl dönüm noktası ise 18 Şubat 2024 oldu. O gün kendi markamı kurmaya karar verdiğimi yüksek sesle ifade ettim ve hemen ardından harekete geçtim. Şirket kuruluş sürecini başlattım, mum yapımı eğitimlerini araştırdım, marka ismimi belirledim ve marka tescil sürecine başladım.

Seleni İstanbul, uzun yıllardır içimde taşıdığım üretme arzusunun, kendi iç sesimi dinleyerek aldığım cesur bir kararla hayata geçmesiyle ortaya çıktı.


IMG_4117.JPG (1)


AC: Kokulu mumlarla başlayan Seleni İstanbul’un bugün ulaştığı noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Marka yolculuğunuz nasıl bir dönüşüm geçirdi?

SD: Seleni İstanbul’u yaklaşık iki buçuk yıl önce kurduk. Kokulu mumlarla başlayan yolculuğumuz, zaman içerisinde mum aksesuarlarını da kapsayan ve mum dünyasına daha bütüncül yaklaşan bir marka yapısına dönüştü.

Bu dönüşümün temelinde aslında bir gözlemim vardı. Bir mumu yalnızca kendi başına düşündüğümüzde, bulunduğu ortamdan ve etrafındaki objelerden bağımsız olarak etkisini tam anlamıyla ortaya koyamayabiliyor. Oysa doğru tasarım ve doğru atmosferle bir araya geldiğinde çok daha güçlü bir etki yaratıyor.

Ben bunu hayatla da ilişkilendiriyorum. İnsanların kendilerini ortaya koyabilmeleri yalnızca kim olduklarıyla değil, çevrelerinde onlara iyi gelen ve onları tamamlayan unsurlarla da bağlantılı. Bir mumun seramik, metal ya da cam gibi farklı malzemelerle buluştuğunda yarattığı atmosferi keşfettikçe, odağımızı bu tamamlayıcı güzelliklere de yönelttik.

Bugün beni en fazla motive eden şey ise üretmek ve tasarladığımız parçaların dünyanın farklı noktalarındaki insanların yaşamlarına dahil olduğunu görmek.


IMG_4115.JPG (1)


AC: Seleni İstanbul’un marka kimliğini nasıl tanımlıyorsunuz? Tasarımlarınızın temelinde nasıl bir estetik anlayış var?

SD: Seleni İstanbul’un marka kimliğini; zarafet, estetik ve el işçiliğinin bir araya geldiği bir tasarım anlayışı olarak tanımlıyorum.

Mum tasarımlarında renkler ve kokular benim için önemli ilham kaynakları. Mumluk tasarımlarında ise süreç daha çok formlar, detaylar ve farklı parçaların zihnimde bir araya gelmesiyle başlıyor.

Bazen birden fazla parçayı farklı şekillerde bir araya getirerek alternatifler düşünüyorum. Tasarımın son hâlini önce zihnimde oluşturuyor, ardından bu fikri el işçiliğiyle fiziksel bir ürüne dönüştürüyorum. Bu nedenle her tasarımın ortaya çıkış süreci benim için ayrı bir hikâye taşıyor.

AC: Seleni İstanbul ürünlerini benzerlerinden ayrıştıran temel özellikler neler?

SD: Seleni İstanbul’u farklılaştıran en önemli özelliklerden biri, mum ve mumluğu bir bütün olarak ele almamız. Birbiriyle uyumlu tasarladığımız mum ve mumlukları birlikte sunarak kullanıcıya yalnızca tek bir ürün değil, tamamlanmış bir deneyim yaşatmayı amaçlıyoruz.

Mumlarımızda klasik renklerin dışına çıkmaya ve daha özgün tonlar kullanmaya özen gösteriyoruz. Farklı tasarımlara sahip cam bardaklar da ürünlerin karakterini tamamlıyor.

Üretim sürecinde malzeme kalitesi bizim için önemli. Tasarım tarafında ise renk, koku, form ve kullanılan camın birbiriyle uyumuna dikkat ediyoruz.

Ayrıca ürünlerimizin kullanım süresinin mumun bitmesiyle sona ermesini istemiyoruz. Mum tükendikten sonra cam bardakların vazo, kalemlik veya mini saksı gibi farklı amaçlarla yeniden kullanılabilmesi, bizim için sürdürülebilir bir kullanım deneyiminin önemli bir parçası.


IMG_4114.JPG (2)


AC: Tüketicilerin mum seçimlerinde hangi kriterlerin öne çıktığını gözlemliyorsunuz?

SD: Gözlemlerimize göre tasarım, satın alma kararında kokunun bir adım önünde yer alıyor. Özellikle cam tasarımlarımız yoğun ilgi görüyor. Kristal mumlarımız en çok talep gören seçeneklerimiz arasında.

Bu durum bize tüketicinin artık mumu yalnızca kokusuyla değil, yaşam alanındaki görsel etkisiyle de değerlendirdiğini gösteriyor. Mum, artık yalnızca yakılan bir ürün değil; bulunduğu alanın karakterini tamamlayan dekoratif ve tasarımsal bir unsur olarak da öne çıkıyor.

AC: Son dönemde hangi koku ve tasarım trendlerinin öne çıktığını gözlemliyorsunuz? Seleni İstanbul’un öne çıkan ürünleri hangileri?

SD: Son dönemde özellikle incir ve vanilya kokularına yönelik yoğun bir ilgi görüyoruz.

Ürünlerimiz arasında ise zümrüt yeşili kristal mumumuz ve yakut kırmızısı kristal mumumuz en fazla beğeni alan tasarımlarımız arasında yer alıyor. Renk ve formun birlikte yarattığı güçlü görünümün bu ürünlere olan ilgide önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

AC: Kokulu mumların tüketici hayatındaki rolünün değiştiğini düşünüyor musunuz? Bugün mumları yalnızca dekoratif bir ürün olarak mı değerlendiriyoruz?

SD: Kokulu mumlara yönelik ilginin son dönemde belirgin biçimde arttığını gözlemliyorum. Ancak tüketicinin muma yaklaşımı da çeşitlenmiş durumda.

Kimi tüketici mumları dekoratif bir obje olarak değerlendirirken, kimi yalnızca kokusunu sevdiği için yakmaya kıyamıyor. Bunun temelinde kokunun hafıza ve duygularla kurduğu güçlü bağ olduğunu düşünüyorum.

Kokuların bize hissettirdiği duygular ve bizi götürdüğü anılar var. Bu nedenle kokulu mumların yalnızca bir mekânın kokusunu değiştirmediğine, aynı zamanda o mekânın atmosferini ve kişinin ruh halini de etkilediğine inanıyorum.

Öte yandan mum yakılmadığında bile rengi, formu ve tasarımıyla yaşam alanının bir parçası olabiliyor. Bu nedenle bugün mumu yalnızca dekoratif bir obje ya da koku kaynağı olarak değil, yaşam alanının atmosferini tamamlayan bir tasarım unsuru olarak değerlendirmek mümkün.


IMG_4113.JPG (3)


AC: Metal mumluk koleksiyonunuzda nasıl bir tasarım yaklaşımı benimsiyorsunuz? Bu ürünleri klasik mumluklardan ayıran özellikler neler?

SD: Metal mumluklarımızın en önemli özelliği seri üretim ürünler olmamaları. Her bir mumluk el işçiliğiyle hazırlanıyor ve bu nedenle kendi içerisinde özgün bir karakter taşıyor.

Dayanıklı malzemeler kullanarak tasarladığımız mumlukları kısa süreli trendlerin ötesinde, uzun yıllar kullanılabilecek zamansız parçalar olarak konumlandırıyoruz.

Bizim için el emeği yalnızca bir üretim tekniği değil; ürünün değerini, karakterini ve hikâyesini oluşturan temel unsurlardan biri.

AC: Önümüzdeki dönemde Seleni İstanbul’un ürün gamında ne gibi yenilikler göreceğiz?

SD: Mum koleksiyonlarımızın yanı sıra farklı ürün gruplarını da tüketicilerimizle buluşturmayı planlıyoruz. Bununla birlikte yeni ürünlerle ilgili detayları şimdilik küçük bir sürpriz olarak saklamak istiyorum.

Önümüzdeki dönemde Seleni İstanbul’un tasarım dünyasını genişletecek ve markanın mevcut çizgisini destekleyecek yeni ürünlerle karşınıza çıkacağız.

AC: Seleni İstanbul’un büyüme ve globalleşme hedeflerinden söz eder misiniz? Markayı gelecekte nerede konumlandırmak istiyorsunuz?

SD: En büyük hayalim, başta metal mumluklarımız olmak üzere tasarladığımız her parçanın dünyanın farklı ülkelerinde bir sofrada, bahçede ya da insanların güzel anlarına eşlik eden bir ortamda yer alması.

Elbette Seleni İstanbul’un büyümesini ve daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyorum. Ancak benim için markanın başarısı yalnızca büyümekle ölçülmüyor.

Asıl hedefim, tasarımlarımızın arkasındaki emeği ve hikâyeyi daha fazla insanla buluşturmak. Ürettiğimiz her parçanın bir yaşam alanına dahil olması, güzel anlara eşlik etmesi ve yıllar boyunca kullanılmaya devam etmesi benim için en kıymetli başarı olacak.

 

Paylaş
A
Ayben Cumalı

kurucu

Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.

Profili Gör

İlgili Yazılar