İçeriğe geç

YENİDEN DOĞMAYI BAŞARAN HAYATLARIN ÖYKÜSÜ: ‘GÖZYAŞLARIN NE RENK?

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 22 yıllık gazeteciyim. Üniversite yıllarımda Ankara’da Anadolu Ajansı’nda stajer olarak başlayan muhabirlik yolculuğum İstanbul’da Milliyet Gazetesi’nde devam etti. 2000...

A

Ayben Cumalı

5 dk okuma
YENİDEN DOĞMAYI BAŞARAN HAYATLARIN ÖYKÜSÜ: ‘GÖZYAŞLARIN NE RENK?

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

22 yıllık gazeteciyim. Üniversite yıllarımda Ankara’da Anadolu Ajansı’nda stajer olarak başlayan muhabirlik yolculuğum İstanbul’da Milliyet Gazetesi’nde devam etti. 2000 – 2006 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde çalıştım. Gazetenin ekler bölümünde başladım.

Sonrasında ise ekonomi servisine geçiş yaptım. Orada iş dünyası, KOBİ’ler ve insan kaynakları konularında uzmanlaştım. 2006 yılından bu yana ise Ekonomist Dergisi’nde editör olarak çalışıyor. Dergide; ‘Pazarlama İletişimi’ köşem var. Markalaşma, pazarlama ve medya üzerine güncel gelişmeleri köşeme taşıyorum. Ayrıca enerji, ilaç, sağlık, savunma sanayi ve tarım sektörleri de uzmanlık alanım. Bu sektörlere yönelik haberlerim de yayınlanıyor. Doğan Burda Dergi Grubu olarak bünyemizde pek çok farklı dergi var. Start up ve CEO Life da onlar arasında yer alıyor. Start Up dergisinde girişimcilik ekosistemi, CEO Life dergisinde ise iş dünyasının life style tarafını yanıtsan haberler de yazıyorum. Bir süredir yaratıcı yazarlıkla da ilgiliyim. Bunun meyvelerini de almaya başladım diyebilirim.

Uzun süredir ekonomi basınında çalışıyorsunuz. Geçen yıl itibariyle yazarlık kariyerinize de start verdiniz. İlk kitabınız “İçimdeki Çocuktan Masallar” ekonomi dışında bir alanda, bir masal kitabıydı. Çocuk kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?

Biri 6 diğeri 11 yaşında iki kızım var. Okumayı çok severim ve çocuklarıma da kitap sevgisini aşıladım hep. Küçük yaşlardan itibaren onlara masallar okudum. Onlar için hep özel kitaplar aradım. Ancak piyasadaki çocuk kitaplarında çoğu zaman içerik olarak aradığımı bulmadım maalesef. ‘Masal kitabı’ sadece renkli ve gösterişli resimlerden ibaret olmamalı. Görsellik tabii ki çok önemli ama masalların da çocuklara dokunan, onlara birşeyler katan yanının olması gerektiğini düşünüyorum. Çok iddialı konuşmak istemem ama piyasadaki çocuk kitapları beklentilerimi karşılamıyordu, o nedenle ben bir masal kitabı yazmak istedim. Alanımın çok dışında bir işe soyundum. Pandemi döneminde uzun zamandır yapmak istediğim bu masal kitabı projeme odaklandım. 20 hikayeden oluşan ‘İçimdeki Çocuktan Masallar’ böyle ortaya çıktı. Bir pedegog danışmanlığında yazdığım kitaptaki masalların resimlerini ise şimdilerde 13 yaşına giren büyük kızım Zeynep çizdi. Masallardaki ilham perim ise iki numaramız Nehir oldu. Bu kitap ile çocukların gelişimine bir parça da olsun katkıda bulunmayı hedefledim. Oldukça ilgi gördü, bu da beni çok mutlu ediyor. Çocuk kitapları yazmaya devam etmeyi planlıyorum.

Şimdilerde yine ekonomi dışında bir içerikle okuyucularla buluşuyorsunuz. Yeni kitabınız “Gözyaşların ne renk?” roman türünde bir kitap. Bu kitapta bizleri neler bekliyor?

Evet bu kez de bir romanlar okuyucularla buluşuyorum. ‘Gözyaşların ne renk?’ te sizleri yaşanmış insan hikayeleri bekliyor… 1930’larda Karadeniz’de bir şehirde dünyaya gelen Kazım’ın hayatıyla başlayan roman, birbiriyle bağlantılı insanların maceralarıyla devam ediyor. Hepsinin ortak yönü ise hayata karşı güçlü ve sağlam durmaları… Öyle ki hepsinin dip olduğu zamanlar var. Ancak hiçbiri hayattan umudunu kesmeden yola devam ediyorlar. Tıpkı Hint mitolojisinde adı geçen Phoenix kuşu gibi… Yani küllerinden yeniden doğuyorlar. Bence hayatlarımızda sıfır noktası ile zirve aslında aynı. Çünkü insanlar sıfır noktasına geldiklerinde zirveye çıkmış oluyorlar. Çünkü tam o noktada zirveye tırmanmak için güçle, umutla dolu oluyorlar. İşte bu romanda o güce ve umuda sahip olan insanların hikayeleri var. Hayatta hiçbir acı, hiçbir durum kalıcı değil. Önemli olan bunları kabullenip yola devam etmek. Dip olmak ve karşılaşılan olumsuzluklarda ‘Ben ne yapacağım şimdi?’ demek yerine kabulde olup iyileşmek için gerekli olan gücün kendimizde olduğunun farkında olmalıyız. Kitaptaki karakterler o farkındalığa varmış kişiler…

Peki bu karakterler nasıl ortaya çıktı?

Karakterler bana çok da yabancı değildi aslında. Kazım mesela annemin babası, yani dedem… Metine ise çok kısa bir süre önce kaybettiğimiz anneannem. Diğer karakterler de ailemizden, yakın ve uzak çevremden isimler. Uzun zamandır dinlediğim hayatları kaleme almış oldum. İçinde her türlü duyguyu barındıran insan hikayeleri var diyebilirim. Aşk da var, ihanet de var, ölüm de var, mutluluk da var, hüzün de var…

Böyle bir roman yazmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?

Babamı 17 yıl önce kaybetmiştim. Onun boşluğu hiçbir zaman dolmadı ama annem hep yanımdaydı. Tüm anneler gibi ailemize kol kanat gerdi, babamın eksikliğini hissetmememiz için çok çabaladı. İki yıl önce ise hastalığıyla hayatımız değişti. Güzel annem en agresif kanser türlerinden bir olan pankreas kanserine yakalandı. Ne yazık ki hiçbir belirtisi olmamıştı… Bir sabah limon gibi sapsarı olduğunu fark ettik ve hastaneye götürdüğümüzde yapılan tetkikler sonucu kanser olduğunu öğrendik. Sonrasında da tam bir yıl boyunca kabus gibi günler geçirdik. İki ameliyat ve tedavi süreci… Kitabı yazmaya bu dönemde karar verdim. Annemin yanında refakatçi kaldığım hastane odasında başladım yazmaya. Kabul etmek zor olsa da onu kaybedecektik ve o hayattayken başlamak istedim. Çünkü kitapta o da babam da olacaktı… Geçmişi, yaşadıklarını anlatmak ona iyi gelirken, bana da zor geçen günlerde motivasyon olmuştu. Dinlediklerimi kurgulayıp yazdım, yazdıkça da ona okudum. ‘Gözyaşların Ne Renk?’ dünyaya gelmemi sağlayan, bizleri sevgiyle ve ilgiyle büyüten canım annem ve babama ithaf ettiğim bir kitap… Keşke annemi kaybetmeden önce çıkarabilseydim kitabı ama olmadı…

Bundan sonra gündeminizde ne var? Yeni kitaplar planlıyor musunuz?

Tabii ki planlıyorum. Bundan sonraki hayatımda kitap yazmaya devam edeceğim. Yeni kitap planım ise işimle ilgili olacak. İş dünyasına yönelik bir kitap üzerinde çalışmaya başladım bile. Çok fazla tüyo veremeyeceğim. Sadece iş hayatını keyifli bir dille kaleme alacağımı söyleyebilirim. Ayrıca çocuk kitapları yazmayı da sürdüreceğim.

Paylaş
A
Ayben Cumalı

kurucu

Ayben Cumalı platformunun kurucusu ve baş editörü. Moda, güzellik, yaşam tarzı ve kültür-sanat konularında içerikler üretiyor.

Profili Gör

İlgili Yazılar